10 – 16 Mayıs Engelliler Haftası Şiirleri

0
1555

Her yıl 10 – 16 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Engelliler haftası uzun ve kısa şiirleri aşağıda yer almaktadır.

Engelliler haftası:

Engelliler Haftası, 10 Mayıs ile 16 Mayıs arasında, Birleşmiş Milletler’e üye 156 ülkede aynı tarihlerde kutlanan özel haftadır.
Engelliler Haftası boyunca; engellilik sorunu, engelliliğin önlenmesi ve engellilerin eğitimi konusu üstünde durulur. Radyo ve televizyonda konu ile ilgili programlar yayınlanır. Okullarda her gün ayrı bir engellilik konusu işle­nir. Engellileri Koruma Millî Koordinasyonu Kurulu haftanın değerlendirilmesi için aşağıdaki programın uygulanmasını kararlaştırmıştır.
10 Mayıs Engelliler Haftasının açılışı
11 Mayıs Görmeyenler günü
12 Mayıs işitme ve Konuşma Kusurluları günü
13 Mayıs Ortopedik Engelliler günü
14 Mayıs Zeka ve Ruhsal Engelliler günü
15 Mayıs Güçsüz Yaşlılar ve Korunmaya Muhtaç Çocuklar günü
16 Mayıs Engelliler Haftasına genel bakış.

Engelliler Haftası İle İlgili Şiirler

KÖR İLE KÖTÜRÜM

— Bak arkadaş, ne ben sağlam
Bir adamım…

— Ne ben tamam
Bir insanım.

— Ben kötürüm,
— Ben de körüm;
Hem anadan doğma körüm,
Ben düşündüm ki ikimiz
Tam bir insan olmak için
Her şeye malikiz: Senin
Kuvvetli bacakların var.
Benim gözlerim de bakar.
Ben senin gözün olurum.
Gecen, gündüzün olurum.

— Ben de sana bacak, ayak
—Öyleyse hiç düşünme, kalk!
Senin için
Ben bakarım ve görürüm
— Ben de seni istediğin
Yere alır, götürürüm.
Böyle işte;
İki mihnet birleşince
Bir teselli hasıl olur,
Mihnetliler de kurtulur.

Tevfik FİKRET

Engellileri sevmeliyiz

Engelileri sevmeliyiz
Onlar sevilmeyi istiyorlar
İlgi saygı istiyorlar
Onların hakkı var sevilmeyi övülmeyi

Ama insanlar öyle deyil ki
Hor görmesinler hakir görmeyecekler
Bu onların sevgi deyil sadece üzüntü
Onların da istedigi bu sevilmeyi

İnsanlar gibi çoçular gibi
Bizler engelililere ilgi göstermeliyiz sayip çıkmalıyız
Sevmeli saymalı onları
Biz de bir gün engelli olabiliriz unutmayalım

Bizlerde engellilerin yardımına kosmalıyız
Keşke insanlar bu kadar sevgi saygılı
Hoşgörülü olsalar ne güzel olurdu
Engellileri sevmeliyiz

Demet Akkoyun

Hayat Herkese Güzel

Gücünüz yerindeyse,
Sağlıklıysa başınız,
Bir sakat görürseniz,
Sevgiyle yaklaşınız.

İnan kimse istemez,
Eksik olsun bir yeri.
Sağlamsan yavrum şükret,
Değerlendir günleri.

Özürlü kardeşlerim,
Asla üzülmeyiniz.
Hayat herkese güzel,
Bizlerse sizinleyiz.

Mehmet ŞAHİN

Onlar

Tribündeki sesleri
yüreklerinde hissettiler
olmayan bacaklarının yerine
inancı ve umudu koydular
hep ızdırap dolu gözleri
güçlü kolları ile
potaları zorladılar
ve………..
bir rüyayı gerçekleştirmek için
hep birlikte yola çıktılar

Erol Gökçe

Sen Özürlü Olsaydın

Kader sana ansızın indirseydi tokadı
Ömrünün baharında sararıp ta solsaydın
Bir anda uçup gitse dizlerinin takatı
Böyle mi düşünürdün sen özürlü olsaydın

Tanrım sana bu güzel elleri vermeseydi
Masmavi gökyüzünü gözlerin görmeseydi
Dünyada olanlara aklın hiç ermeseydi
Böyle mi düşünürdün sen özürlü olsaydın

Candan sevdiğin biri bu hale düşse idi
Belki sana bir ibret belki bir hisse idi
Felek sana müebbet bir ceza kesse idi
Böyle mi düşünürdün sen özürlü olsaydın

Kutsaldır özürlüye vereceğin her emek
Ona nasılsın deyip yüzüne gülümsemek
İnsana yakışır mı ondan bana ne demek
Böyle mi düşünürdün sen özürlü olsaydın

Neden hor görüyorsun tanrı verdiği canı
Belki onunda vardır senden üstün bir yanı
Asla dilemem ama Allah korusun hani
Böyle mi düşünürdün sen özürlü olsaydın

Gelin bu insanlara artık sahip çıkalım
Çevresine örülmüş duvarları yıkalım
Vicdanına danışıp bir hesap yap bakalım
Böyle mi düşünürdün sen özürlü olsaydın

İbrahim Yavuz

Zihin Engelliler Öğretmenliği
Sakatlık

İlahi imtihan gelip çatınca,
Gelirde bedene bir özür olur.
Mevla verdiğini geri alınca,
Kahreder de suçu felekte bulur.

Bütün nimetleri veren Allah’tır,
Birini alınca, kul mahzun olur.
Verdiğini almak Mevla’ya haktır,
Burada anlatmak çok uzun olur.

Katlanıp sabreden ecrini alır,
Sabırlı, şükreden, mümin kul olur
Kimisi dünyaya küsmekle kalır,
Bu, isyana giden, kötü yol olur.

Mevla bir alırsa ikide verir,
Bunları bilirse kul memnun olur.
Sakatlar cenneti görse sevinir,
Anlamazsa çoğu bir mecnun olur.

Sakat Yaratana şükür etmeli,
O zaman Mevla’nın hoşuna gider,
Diliyle kalbiyle zikir etmeli,
Yoksa çektikleri boşuna gider.

Özür insanlara büyük afettir,
Gelirde çok zaman kulları vurur,
Özürlüye yardım dini adettir,
Kaza; sadakayla, duayla durur.

Kasım Kaplan

Bizler özürlüyüz

Kimimiz işitmez, kimimiz görmez
Bizler özürlüyüz, kusurlu değil.
Korkmayın bunlardan hiç kimse ölmez
Bizler özürlüyüz kusurlu değil.

Bak gözüm görmezde resim yaparım,
Ben de bu yolları hep adımlarım
Bende bir bireyim her yerde varım
Bizler özürlüyüz, kusurlu değil.

Bak onun kulağı duymuyor, neyler
Hepsi nota bilir, şarkılar söyler
Bize acımasın ağalar beyler
Bizler özürlüyüz kusurlu değil.

Bak burada kolu yok, bacağı sakat
Değnekle geziyor buluyor takat
Yaşamımız zordur, biliriz fakat
Bizler özürlüyüz kusurlu değil.

Bize imkan verin budur son sözüm
Görün bak ne yapar o zaman özüm
Ürettikçe görür gönülden gözüm
Bizler özürlüyüz kusurlu değil.

Nice insan var ki gönülden görür
Yürekten işitir, yürekten yürür
COŞARİ yürekten konuşur durur,
Bizler özürlüyüz, onlarsa değil.

İbrahim Coşar

engelliler haftası

ENGELLİLER ADINA NEDEN?

Söyleyin nedendir bu zülüm bize.
Yeter artık canımıza yettiniz.
Hadi cevap verin sorumuz size.
Neden dört duvara mahkûm ettiniz?

Şehirlerde aynı köylerimizde.
Üç beş şanslı hariç hepsi krizde.
Engelliyiz amma insanız bizde.
Neden dört duvara mahkûm ettiniz?

Kader böyle imiş düştük bir derde.
Işığı kapattı kalın bir perde.
İnsanca yaşama hakkımız nerde?
Neden dört duvara mahkûm ettiniz?

İçerde yaşanan her zaman kayıp.
Bize yaptığınız ayıptır ayıp.
Bizi iş göremez insanlar sayıp.
Neden dört duvara mahkûm ettiniz?

Var mı sanırsınız gizli saklımız.
Açın kapıları gülsün bahtımız.
Yok mu sokaklarda bizim hakkımız?
Neden dört duvara mahkûm ettiniz?

Bizce hep hüzündür geceye çöken.
Yorganımız buzdur yataksa diken.
Sizinle hayatı paylaşmak varken.
Neden dört duvara mahkûm ettiniz?

Kerim Yavuz

ENGELLİLER HAFTASI (1)

Engelliyi acımak, güzel bir şeydir fakat
Bu duyguyla yaklaşmak sakattan daha sakat
Her canda her insanda, mutlaka var bir takat
Herkesin yapacağı bir iş var bu dünyada

En büyük engelleri, insanların bakışı
Onların arasına çok zor olur çıkışı
Başlar engellilerin, bu hayattan bıkışı
Bilinçsiz bir ön yargı, görüş var bu dünyada

Herkes sakat değilken, aniden olabilir
Alem süprizle dolu bir derde kalabilir
Kolu bacağı gider göz nuru solabilir
Hal böyleyken ne bicim duruş var bu dünyada

Uzaydan gelmiş gibi, hayretle bakılırlar
Engelliler üzülür, utanıp sıkılırlar
Yıl üçyüz altmış beş gün, itilip kakılırlar
Yalnız özel günlerde yarış var bu dünyada

Duygulanmak güzel şey, çözüm serde olmalı
Bizimle aynı işte aynı yerde olmalı
Kör, sağır, topal, çolak her bir derde olmalı
Eğer caht edeilirse barış var bu dünyada

Dünya egelle dolu beraber aşmalıyız
İnsanız bir birine yardıma koşmalıyız
Yapılacak işlerin peşine düşmeliyiz
Bu iş için çanları vuruş var bu dünyada

Mikdat Bal

KUSUR SAKATLIK DEĞİL

Bir yılda hesaplarsan sağlam var kaç gün
Yarısı gece yarısı gündüz yaşadığın toplam etmez bir gün
Kışın karda kıyamette sende gidemezsin olursun üzgün
Bizlerde sizi takip ederiz bir adım geriden adımız sakat adımımız kadim

İsterseniz tutmayın bizi bir gün giderken yolda
Keyfinize yardımcı olmayın aç koymaz bizi mevla
Sakat mezarıdır diye yazı gördünmü hiçbir mezar taşında
Hatırla bizleri yolda bir de yemek yediğin çorba taşında..

Yardımcı ol onlara gerek maddi gerek manevi
Onlara yardım her yerde var araştır ananevi
Onlara yaptığın yardımlar döner gelir
İkram izzetle verilen biber bile ağız yakmaz lezzetlenir…

Niyazi SAKAR

Bir yorum bırakın