15 – 22 Nisan Turizm Haftası İle İlgili Yazılar ve Sözler

0
1158

Turizm Haftası, her yıl 15 – 22 Nisan tarihlerinde kutlanır. Bu haftanın amacı Toplumumuzda turizm konusunda farkındalığı artırmak, iç turizmi canlandırmak ve halkın turizm hareketlerine katılımını sağlamaktır.

15-22 Nisan 2013 tarihleri arasında Valiliklerce 81 il genelinde çeşitli etkinliklerle 37. kez “Turizm Haftası” kutlanacaktır.

Hafta içerisinde halka ve özellikle gençlere yönelik çeşitli konferans, seminer, sempozyum, panel, haftanın önemini vurgulayan çeşitli yarışmalar, defileler ve çevre gezileri düzenlenerek turizmin sürekli gündemde kalması sağlanmaktadır.

Turizm Haftası Nasıl Başladı ?

“Turizm Haftası” Etkinlik Programı 26.07.1976 tarih ve 1893 Sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Tebliğler Dergisinde yayımlanarak yürürlüğe girmiş, 1977 yılından itibaren Mart ayının ikinci Pazartesi günü olarak kutlanmıştır. 1983 yılından itibaren olumsuz hava şartları ve turizm sezonunun açılışı gerekçesiyle 15-22 Nisan tarihleri arasında kutlanmasına karar verilmiştir.
Ancak; Önceleri turizm sezonunun açılışı olarak kutlanılan hafta, günümüzde anlamını da değiştirmiştir. Turizmin bütün bir yıla yaygınlaştırılması, alternatif turizm türleri ile bu konuda Bakanlık ve turizm sektörü tarafından yapılan çalışmalar, projeler hafta boyunca çeşitli etkinliklerle gençlere ve halka anlatılmakta, turizmden en yüksek geliri sağlamada yapılması gerekenler ve elimizdeki değerlere sahip çıkma konusunda halkımız bilinçlendirilmektedir.

Turizm ile ilgili sözler:

· Temizlik turizmin, turizm kalkınmanın anahtarıdır.

· Turizm, bacasız fabrikadır.

· Memnun ayrılan turist, daha çok turist demektir.

· Turizmin anahtarı temizlik ve hoşgörüdür.

· Turizm, kalkınmanın lokomotifidir.

· Turizm hizmetle gelişir, sevgi ile büyür.

· Yurdumuzdan hoşnut ayrılan her turist bizim yeni bir dostumuz­dur.

· Turizm yolu, barış ve kalkınma yoludur.

· Turiste saygı varsa, turizmde kaygı yoktur.

· Bir memnun turist, bin turist yollar.

· Hiç bir mavi Akdeniz’den güzel değildir.

 

Turizm haftası ile ilgili yazılar:

TURİZM HAFTASI (15-22 Nisan)

Dinlenmek, eğlenmek, spor yapmak, tedavi olmak veya deği­şik yerler görmek ve tanımak amacıyla yapılan gezilere turizm, bu amaçları gerçekleştirmek için gezilere katılan insanlara turist denir.
Turizm ikiye ayrılır. Yurt içinde yapılan gezilere iç turizm, yurt dışına yapılan gezilere dış turizm denir.
Yurdumuz, Asya ile Avrupa kıtaları arasında bulunan, turistle­rin ilgi duyduğu bir ülkedir. Ilıman iklimi, temiz, masmavi kıyıları, zengin bitki örtüsü, eski medeniyetlerin bıraktığı tarihî eserler ve anıtlarla bir açık hava müzesi olarak yurdumuz turistler için cen­net gibidir.
Turist, geldiği ülkede para harcar. Buna döviz denir. Döviz bir ülke için çok önemlidir. Yurt dışından alacağımız ilaç, makine gi­bi ihtiyaçlarımızı alırken döviz öderiz.
Turistlere iyi davranmalıyız. Dilimizi anlamıyor, yabancıdır di­ye aldatmamalıyız, Unutmamalıyız ki ülkesine memnun olarak dönen bir turist, sonraki yıl ülkemize gelecek on turist demektir. 2004 yılında yurdumuza 17,5 milyon turist gelerek 15,9 milyar dolar dö­viz bırakmıştır. Dünyada her yıl 1 milyar insan seyahat ederek 800 milyar dolar harcamaktadır.

Yazı 2:

Turizm Haftası 15-22 Nisan

Turizm bir ülkenin milli değerlerinden biridir. Bacasız sanayi olarak adlandırılır ve ülke ekonomisi için büyük önem taşır. Ülke dışından veya ülke içinden insan gruplarının tarihi, sosyal, kültürel ve doğal açıdan önem taşıyan bir bölgeye yaptıkları geziye ve bu geziden ortaya çıkan potansiyele genel olarak turizm denir. Yurt dışından gelenler dış turizm, yurt içinden gelenler ise iç turizmi oluşturur.

Deniz, kum ve plajlarının güzelliğinden dolayı Antalya ve Muğla illerimiz, en önemli tatil turizmi bölgelerimizdir. Gerek yurt dışından, gerekse yurt içinden bir çok insan tatillerini geçirmek üzere bu ve bunun gibi yörelerimize giderler. İstanbul ise Kültür turizmi açısından en önemli ilimizdir. Bir çok yabancı turist İstanbul’a gelerek tarihi yerleri gezerler. Yurt dışından turistin gelmesi demek, ülkeye döviz girmesi demektir. Ülkeye döviz girmesi de ülkenin kalkınmasını ve zenginleşmesini sağlar. Bu nedenle turizmin yaygınlaşması için elimizden geleni yapmalı, ülke tanıtımına katkıda bulunmalı, dışarıdan gelen turistlere iyi davranmalı, onların ülkeye tekrar gelmeleri için iyi izlenimler bırakmalıyız.

Ekonomik açıdan turizm ülkelere büyük katkılar sağladığından, alanı da çok genişlemiştir. Önceleri sadece tatil ve kültür turizminden söz edilirken, şimdilerde spor turizmi, konferans turizmi gibi turizmler de yaygınlaşmaya başlamıştır.

Yazı 3:

MAVİ KIYILAR

Yurdumuzun Antalya’dan Alanya’ya kadar uzanan kıyısındaki güzel*liklerini dünyanın hiç bir yerinde göremedim. Burada tabiat insanoğluna hiç bir yerde rastlanmayan bir bağışta bulunmuş : «İşte sana yeryüzünde bir cennet! »demiş.
Bu kıyılarda tarih boyunca, buraların güzelliklerini anlayan insanlar oturmuş, ilkçağlarda « yaprak ve çiçek ülkesi » anlamına gelen bir kelimeyle adlandırılan bu bölgede birbiri yanında ve birbirinden bayındır yüzlerce şehir kurulmuştur. Roma çağının sonlarına kadar bu şehirler, binlerce seyirci alan mermer tiyatroları, stadyumları, su kemerleri, heykellerle süslü sokaklarıyla birbirleriyle yarışırlarmış. Selçuklular devrinde de Antalya, hele Alanya güzel anıtlarla donatılmış. Anadolu’nun bu parçası, bu gün hem tabiatı, hem tarihî eserleri bakımından Akdeniz kıyısında, başta gelen bir bölgedir.

Bayramdan bayrama Antalya’ya bir turistik gezi düzenlenir. Yazın uçaklar işler. Her gün İstanbul’dan, Bursa’dan, Ankara’dan otobüsler gelir. Yollar da güzeldir. Ama bütün bu taşıt imkanları Antalya – Alanya kıyılarını gereğince değerlendirmeye yetmez. Antalya, Türkiye’nin turistik bir merkezi olmak için bekler, durur. Antalya ve çevresi için bir turizm kampanyasına girişmemiz gerekir, bu, bize önce döviz sağlar. Sonra, dünyanın en güzel kıyılarının Türkiye’de bulunduğunu duyurmak olanağını kazandırır. Antalya, Alanya, Side, Perge ve Manavgat’ı görememiş insanlara kızmıyorum. Çünkü oraların güzelliklerini duymamış, resimlerini görememiş olabilirler. Bu konuda bizim kusurumuz var demektir. Çünkü oraları iyi tanıtamamışız.

Antalya’nın Kale mahallesinde gezmek, iki yanı mimarlık eserleriyle süslü daracık sokaklarında dolaşmak ne kadar güzeldir! Sonra Antalya limanından masmavi Akdeniz’in, sarı, yeşil, kırmızı çizgiler çizen kayalıkların güzelliğine doyum olmaz. Ağaçlarda yüz binlerce portakal, limon, mandalina, turunç sarkan bahçeleri görmek, Düden şelalesi önünden motorla yüzlerce kez geçmek insanı usandırmaz.

Antalya’ya geldiğimizin ertesi günü hemen Alanya’ya gittik Alanya’yı kendilerine kışlık başkent seçmişler.
Alanya’da kadınlar yeşil, kırmızı, beyaz çizgili ipekten bir çeşit kumaş dokuyorlar. Onlardan birkaç tane aldım. Bu dokumadan etekler yapılsa Avrupalılar şaşkınlıktan parmaklarım ısırırlar.

Azra ERHAT

Bir yorum bırakın