20 – 26 Nisan Kutlu Doğum Haftası İle İlgili Şiirler

Her yıl 20 – 26 Nisan tarihlerinde kutlanan Kutlu Doğum Haftası ile ilgili şiirler aşağıda yer almaktadır. Bu hafta Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirli günler ve haftalar programı içerisindedir.

Sevgili Peygamberim

Peygamberimin doğduğu gün
Dünyada bir sevinç doldu
Acıyla yanan kalpler
Birden ferahla doldu

Çocukları severdi
Kucağına alırdı
Sevgiyle yanardı
Sevgili Peygamberim

Küçük yaşta kaybetti
Anne ve babasını
Çocukken öğrendi
Hayata tutunmasını

ALLAH ALLAH dedi
Allah yolunda gitti
Kötülüğe sapmadan
Doğru bir yoldan gitti

İşte böyle günler geçti
Hep doğru bir yoldan gitti
İnsanlara ALLAH’ ı tanıttı
Sevgili Peygamberim.

Cansu Aşık
Sevgili Peygamberim

Sevgin ile seni andım,
Sevdim seni Peygamberim.
Seni andım, aydınlandım,
Sevdim seni Peygamberim.

Çağırarak kutlu ize,
Önder örnek oldun bize,
Sevgileri dize dize,
Sevdim seni Peygamberim.

Yüreğimde kutlu sözün,
Nurlar saçar o gül yüzün,
Geceleyin ve gündüzün,
Sevdim seni Peygamberim.

O anlattı İslâm nedir,
İlim, ahlâk, insan nedir,
Adın her an dilimdedir,
Sevdim seni Peygamberim.

Son peygamber, kutlu insan,
Dost ve düşman ona hayran,
Odur derde ilaç, derman,
Sevdim seni Peygamberim.

Rıfkı KAYMAZ
Rahmeti Bol Peygamber

Paslı bir hançer saplandı bağrıma
Büyük yara aldım düştüm toprağa
Yüreğimden başladı kanlar akmaya
Sonunda doydu toprak akan kanıma

Toprak bile doydu da kanıma
Ben doyamadım ya rasulallah sana
Cemre gibi düşünce kâinatın kucağına
Nasıl doyulabilir ki nuruna

Kokunu insanlığın ruhuna bahşettin
Yürekleri yüreğinle ihya ettin
içimize doğan nur oldun
Aradığımız anda kalbimizde bulundun

Damla damla düştün hicran çölüne
Kurak topraklar can buldu gelişinle
Yüreklerde büyüyen nazlı nebi
İnsanlığın gözbebeği

Hak aşkıyla yandı yürekler
Emrine amade melekler
Sen gelince bitti bütün dertler
Ey rahmeti bol peygamber

Enes Yaşar
Rahmet Peygamberi

Dünyamızı şereflendirdiğinde,
Sanki güller açmıştı kainat.
Müjdeleşiyordu tüm varlık alemi,
‘Muhammedü’l-Emin’ doğdu diye…
Kainat o an eğilmiş bir dal gibi,
Selamlıyordu varoluş sebebini.
Ardından aralandı kara bulutlar,
Bir güneş gibi parladı, islamın nuru.
Yağmaya başladı sağnak rahmet yağmuru.
Ne kisralar dayanabildi rahmetine,
Ne de bin yıllık mecusi ateşi…
Selamlar olsun sana, Ya Muhammed!
Selamlar olsun sana, Ya Resulüllah!

Samet Bayram
Peygamberimiz Hz. Muhammed

Abdullah ve Amine’den olma
Allah’ın Resulü Hz. Muhammed.
Beşyüzyetmişbir de doğma
Allah’ın Resulü Hz. Muhammed.

Hak dini Íslâmı kurdu
Dünya’yı berekete boğdu
Kardeşliği, dostluğu yaydı
Allah’ın Resulü Hz. Muhammed.

Dört Peygambere dört kitap indi
Davut’a Zebur, Musa’ya Tevrat
Ísa’ya Íncil, son Peygambere ise Kur’an
Allah’ın Resulü Hz. Muhammed.

Peygamber soyundan dört halife
Ebubekir, Ömer, Osman ve Ali
Adalet, sabır tüm mevlanın malı
Allah’ın Resulü Hz. Muhammed.

Mekke’den Medine’ye yürüdü.
Altıyüzotuziki de gözünü yumdu
Müslümanlara Kâbe’yi kutsal kıldı
Allah’ın Resulü Hz. Muhammed.

Mustafa Toga
Peygamberim

Allah kerim derim
Alemlerin peygamberi
Ümmetler ümmeti
Hz Muhammedim

Kulların en hayılısı
Peygamberlerin en vefalısı
Elçiler elçisi
Hz Muhammedim

Allah’ın elçisi
Kulu yolcusu
Peygamberlerin sonuncusu
Hz Muhammedim
Peygamber Efendim

Sen olmasan bu alem,
Zından dı Peygamberim.
Ben dediğim bu beden,
Bir han’dı Peygamberim.

Sen bize güneş oldun,
Dünyaam Nurla doldurdun,
Bana Hakkı buldurdun,
Mihman’dı Peygamberim.

Yaşayan bir Kur’an dın,
İnsanlık için can dın,
İnsanlara sultan dın,
Tüm can’dı Peygamberim.

İnsanlığı öğrettin,
Ademdik adam ettin,
Hayır demeyiz gittin,
Şu an’dı peygamberim.

İnsanlığın güneşi,
Yoktur benzeri eşi,
Her insan Din kardeşi,
Harman’dı peygamberim.

Ümmetin Çetinkaya,
Dinin canımda maya,
Sana lâyık olmaya,
Kurban’dı peygamberim…

Ömer Çetinkaya
Peygamber

Sen, fikir kadar güzel;
Ve tek, birden daha tek!
Itrını süzmüş ezel;
Bal sensin, varlık petek.

Sensin ölüme hisar;
Bakisi hep inkisar…
Sar bizi, çepeçevre sar,
Rahmet rüzgârı etek!

Necip Fazıl Kısakürek

Muhammed’i Çok Özledim

Muhammed’i çok özledim
Ciğerlerim pare, pare
Şol canımdan çok istedim
Yollar, götür beni yâre

Günüm gecem selâvattır
Ne huzurdur, ne rahattır
İstediğim şefâattır.
Yâr Muhammed, cana çare.

Irmak olsam, yâre aksam
Ravzasına, nasıl baksam
Şol gönlümü, bile yaksam
Kapanmıyor, canda yare.

Ümmetinim, şerefim çok
Gelmelere dermanım yok
Bir hasret ki, saplandı ok
Sırat üzre, düştüm nare.

Derdim elbet, Kabe ve Hac
Muhammed’e aşkım ilaç
Hasretinden düştüm bîlaç
Çöllerdeyim, hem avare.

Hak aşkına ömür versem
Muhammed’i bir kez görsem
Eşiğinde bile ölsem,
Yalvar, yakar, ben bîçare.

Aşk var ise, Sen sebebi
Habibullah, en son nebi
Selindeyim, coştu debi
Şefâat kıl, sitemkâre.

Bayram LEVENTOĞLU

Etiketler: , , ,

  

İlk yorumu siz yapın.

Bir Cevap Yazın


Site içinde arama yapabilirsiniz: