Akademisyenlere Demeç ve Açıklama Yasağı Var Mı ?

0
816

YÖK, akademisyenler için demeç yasağı iddialarına karşı olarak açıklama yapma gereği duydu. Akademisyenlerin, açıklama yapma özgürlüğü kısıtlı mı ? Akademisyenlere demeç yasağı bulunmakta mı ?

YÖK’ün açıklamasına göre: “Getirilen yasak, akademik ve bilimsel araştırma veya  tartışmaların yasaklanması ya da öğretim elemanlarının güncel konulara ilişkin  medyadaki tartışmalara katılmasının yasaklanması değil, yetkili olmadığı halde  ilgili üniversite adına o üniversiteyle ilgili resmi konulara ilişkin beyan ve  demeç vermeyi engelleme amacı taşımaktadır” ifadesi kullanıldı. 

Bu bakımdan demeç vermek kısmen yasak.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:  “Her şeyden önce işaret edilmesi gereken husus, medyada söz konusu  edilen disiplin maddesinde (6. Madde ö- Bilimsel tartışma ve açıklamalar dışında,  yetkili olmadığı halde basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon  kurumlarına resmi konularda bilgi veya demeç vermek,) yer alan ifadelerin yeni  bir madde olarak düzenlenmediği ve zaten aynı yönetmeliğin değişiklikten önceki  21.08.1982 tarih ve 17789 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan halinde 9. maddenin  (g) bendi olarak mevcut olduğu ve orada bu eyleme karşılık olarak kademe  ilerlemesinin durdurulması cezasının tayin edilmiş olduğudur. İkinci olarak ifade  edilmesi gereken husus, söz konusu fıkra ile getirilen yasak, akademik ve  bilimsel araştırma veya tartışmaların yasaklanması ya da öğretim elemanlarının  güncel konulara ilişkin medyadaki tartışmalara katılmasının yasaklanması değil,  yetkili olmadığı halde ilgili üniversite adına o üniversiteyle ilgili resmi  konulara ilişkin beyan ve demeç vermeyi engelleme amacı taşımaktadır.”
yokFıkrada yer alan “resmi konularda” ifadesinin, buna işaret eden bir  kavram olduğu belirtilen açıklamada, “Bununla amaçlanan resmen yetkili olmadığı  halde bir yükseköğretim kurumu adına demeç veya açıklama yapmaktır”  değerlendirmesinde bulunuldu.
 “Üçüncü husus olarak, 1982 yılında yapılmış bir düzenlemenin devamında  niçin yarar görüldüğü sorusu akla gelebilir” denilen açıklamada, şu görüşler dile  getirildi:  “Buradaki etken, düzenlemede herhangi bir yarar görülmesi yahut bu  yasağın haklı bulunması değil, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun amir  hükümlerine uymak zorunluluğudur. Disiplin suç ve cezaları 2547 sayılı kanunda ve  657 sayılı kanunda düzenlendiği ve 2547 sayılı kanunda hüküm olmayan hallerde 657  sayılı kanunun uygulanması bir zorunluluk olduğundan, 657 sayılı kanun ise bu tür  eylemleri yasaklayan bir kanun hükmü içerdiğinden böyle bir düzenleme zaruri  görülmüştür. Nitekim, bu yönetmelik düzenlemesi olmasa dahi aynı eylemin öğretim  elemanları ve memurlarca işlenmesi halinde zaten bu kanun hükmü uygulanacağından  yapılan değişiklik sadece yönetmeliğin kanuna uygun hale getirilmesi şeklindedir.  Bütün bu nedenlerle, yapılan değişiklikte önceki metin aynen korunmuş fakat  eylemin karşılığı olarak tayin edilen disiplin cezası indirilmiş, (ilgili  kanunlarda bir değişikliğe gidilene kadar) daha ağır olan kademe ilerlemesinin  durdurulması değil, daha hafif bir disiplin cezası olan kınama cezası  öngörülmüştür.”

Bir yorum bırakın