Dünya Gazetecilerinden Erdoğan’a Basın Özgürlüğü Mektubu

0
821

Son dönemlerde Hürriyet Gazetesi ve Ahmet Hakan’ı hedef alan saldırılar Koza-İpek Yayın Grubu’na kayyum atanması ve VICE News muhabirlerine yapılan saldırıların ardından dünyaca ünlü 50’den fazla gazetecinin imzasıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a mektup yazıldı.

Son dönemde yaşananların basın özgürlüğü için “alarm” niteliğinde olduğunu belirten gazeteciler, Erdoğan’ı “nüfuzunu kullanmaya” davet etti.

İŞTE O MEKTUP:

“Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan;

Türkiye’de basın özgürlüğüyle ilgili gitgide daha da kötüleşen koşullara ilişkin derin kaygılarımızı ifade etmek üzere yazıyoruz. Sizi, Türk ya da uluslararası basın mensubu olsun, gazetecilerin korunması ve herhangi bir mani olmadan çalışabilmeleri için nüfuzunuzu kullanmaya davet ediyoruz.

Son iki ay içinde, gazetecilere yönelik saldırılar ve tacizler alarm verici boyutlara ulaştı. Bu olaylar şunları içeriyor: Hürriyet gazetesine yönelik gerçekleşen ve birincisi, Türkiye’de Meclis’in halihazırda üyesi olan bir milletvekili tarafından desteklenmiş olan iki saldırı, önde gelen gazeteci Ahmet Hakan Coşkun’a yönelik gerçekleşen fiziksel saldırı, bunu takiben (kendisine yönelik) hükümete ve Cumhurbaşkanı’na yakın basın kuruluşları tarafından başı çekilen organize tehdit kampanyaları, Cumhurbaşkanı’na yönelik eleştirileriyle bilinen Koza İpek Medya Grubu’nun basılarak gruba el konulması, (hâlâ hapiste olan Muhammed İsmail Rasul dahil olmak üzere) Vice News için çalışan üç gazetecinin gözaltına alınması, gazetecilere karşı açılan davalar ve süregiden tutuklamalar.

Bu göz korkutma ikliminde, aynı zamanda gazetecilerin temel işlerini yapabilmeleri için zorunlu olan teminatlardan yoksun bırakılmasına hizmet eden, gazetecileri zorbalığa ve hatta fiziksel saldırıya karşı savunmasız bırakan, (işlenen suçların) cezasız kalması kültürünün de endişe verici bir biçimde artması söz konusu.

Hükümetin, bağımsız ya da hükümeti eleştiren gazetecilere yönelik saldırıları kınamaktaki isteksizliği ve bazı olaylarda (bu yöndeki) başarısızlığı, özellikle alarm veren bir gelişmedir.

Hem Türkiye’de hem de uluslararası olarak ilgiyle takip edilecek olan 1 Kasım gibi önemli bir seçimin arifesinde, Türk Hükümeti’nin gerektiğinde gazetecileri destekleyip koruyamaması, Türkiye’nin uluslararası saygınlığına ve demokratik duruşuna zarar vermektedir.

Son yaşanan olayların, seçimler öncesinde hükümete yönelik herhangi bir muhalefet ya da eleştiriyi susturmaya yönelik önceden planlanmış bir kampanyanın parçası olduğuna dair yaygın endişeleri paylaşıyoruz.

Türkiye’nin kayda değer bir gerilim döneminden geçtiğinin farkındayız. Bu tür dönemlerde özgür bir basının rolü her zamankinden daha kritiktir. Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi’ne taraf ülkelerden biridir. 1982 Anayasası ile Türkiye’deki tüm vatandaşlar söz konusu uluslararası sözleşmelerdeki hakları elde etmiştir. Bu nedenle Türkiye’deki tüm devlet kurumları ifade özgürlüğü hakkının sürdürülmesine saygı göstermeli ve bunun sağlanması için girişimde bulunmalıdır.

Uluslararası hukukta uzun süreden beri medyanın, bir bekçi olarak önemli bir rol oynadığı kabul edilmiştir.

Biz gazeteciler olarak, basılı yayınların, medya gruplarının ve onların yanında birey olarak gazetecilerin bu şekilde hedef alındığını görmekten dolayı dehşete düşmüş durumdayız.

(Bu olayların) Türkiye’deki gelişmelerin hem yurt içinde hem de yurt dışında doğru ve tam olarak aktarılması üzerinde yaratacağı etkilere dair endişemiz de gitgide artıyor.

Sizi, basın özgürlüğüne tam olarak saygı duyulan bir kültürü teşvik etmeye davet ediyoruz.

Saygılarımızla”

Sansür

Kaynak: Hürriyet

Bir yorum bırakın