Ermeni Soykırımı Tezini Kabul Eden Ülkeler

1
2358

Ermeni Kırımı, Ermeni Soykırımı ve Sözde Ermeni Soykırımı hakkında bir çok kaynak ve tartışma mevcut, akademik olarak da Ermeni Soykırımının yapılıp yapılmadığı sorusuna tam bir objektif cevap bulunabilmiş değil.

Bazı ülkeler Ermeni Soykırımının varlığını kabul etmiş durumda, aşağıda bu ülkeler yer alıyor:

Belçika 1999
Lübnan 2000
İsveç 2010
Uruguay 2005
Kıbrıs Rum Kesimi 1982
Amerika Birleşik Devletleri’nde, 41 eyalet Ermeni Soykırımı’nın varlığını kabul ediyor.
Soykırım olarak tanımlayan ABD eyaletleri:
Alaska, Arizona, Arkansas, Kaliforniya, Colorado, Connecticut, Delaware, Florida, Georgia, Güney Karolina, Idaho, Illinois, Kansas, Kentucky, Kuzey Dakota, Kuzey Karolina, Louisiana, Maine, Maryland, Massachusetts, Michigan, Minnesota, Missouri, Montana, Nebraska, Nevada, New Hampshire, New Jersey, New Mexico, New York, Ohio, Oklahoma, Oregon, Pensilvanya, Rhode Island, Tennessee, Utah, Washington, Vermont, Virginia, Wisconsin
Arjantin 1985
Rusya 2005
Kanada 2004
Yunanistan 1996
İtalya 2000
Slovakya 2004
Vatikan 2000
Fransa 1998
İsviçre 2003
Venezuella 2005
Hollanda 2004
Polonya 2005
Almanya 2005
Litvanya 2005
Şili 2007
Birleşik Krallığın bir parçasını olmasına karşın, Galler, İskoçya ve Kuzey İrlanda da 1915 olaylarını ‘soykırım’ olarak tanımlamaktadır.

 

1 YORUM

  1. Soykırım tanınsın! Devlet Ermenilerden özür dilesin!

    Yıl 1915. İstanbul’da Beyazıt Meyda-nı’na darağaçları kuruldu. 24 Nisan’da İttihatçılar tarafından başlatılan Ermeni avı sırasında gözaltına alınan 19 Ermeni sosyalisti 15 Mayıs 1915 günü Beyazıt’ta idam edildi. Katledilen Ermeni sosyalistleri bir toplu mezara gömüldü. Adları ve neden öldürüldükleri 95 yıl sonra, Ermeni Soykırımı ilk ke…z bu topraklarda kitlesel olarak anıldığı sırada hatırlandı.

    Ermeni Soykırımı’nı tanımak, yüzleşmek, bu insanlık suçunun taraflarını ve faillerini açığa çıkartmak bugünün sosyalistleri için tarihsel bir sorumluluktur.

    Ulus-devlet soykırım üzerine kuruldu

    1915 yılı Türk ulus-devletinin asıl kuruluş tarihidir. 19. yüzyılın sonunda Osmanlı İmparatorluğu çökerken bir Türk ulus-devleti kurmak isteyen İttihat ve Terakki Partisi, bu topraklarda yaşayan, yaşadıkları yerler Ermenistan olarak anılan kadim bir halkı hedef seçti. Yalnızca Ermeni oldukları için 1,5 milyon insan katledildi.

    Türkiye Cumhuriyeti, 20. yüzyılın ilk soykırımı üzerinde şekillendi. 1923’te iktidara gelecek olan eski İttihatçılar, Ermenilerin mallarına evlerine el koyarak ilk devlet sermayesini oluşturdu. “Ne mutlu Türküm diyene” ırkçı sloganı bu sürecin bir ifadesidir. Ermeni Soykırımı üzerinde yükselen Türk devleti 96 yıl boyunca zorla Türkleştirme politikalarını Ermeni düşmanlığını temel alarak uyguladı.

    1915 Soykırımı ile hesaplaşmak Türk ulus devletinin kanlı temelleri ve resmi ideolojisi ile hesaplaşmaktır.

    1915 ruhu yaşıyor

    1,5 milyon Ermeni’nin katledilmesini emreden Talat Paşa’nın (kendisi asker olmadığı halde ünvanı paşadır) adı bulvarlara, sokaklara, okullara verildi.
    2002’de misyonerlere karşı savaş başlatan Ergenekon, Talat Paşa’yı bayraklaştırdı. Ülkücü ve ulusalcı faşistler bu isim etrafında “Kızıl Elma” adını verdikleri kanlı ittifakı kurdu.

    Sadece Ermeni olduğu için, 1915’i hatırlatan ve yüzleşme talep eden bir Ermeni olduğu için katledilen Hrant Dink, 1915 ruhunu taşıyanları topluma tanıttı.

    Hrant’ı linç ettirenlerden Veli Küçük, Ergenekon davası sırasında yaptığı savunmalarda Ermenileri hedef göstermeyi sürdürdü.
    2009 Nisan tarihli Kafes Darbe Planı’nı yazan Deniz Kuvvetleri mensubu subaylar, darbe ortamı yaratmak için 1915 ruhuyla Ermenileri hedef aldı.
    96 yıl boyunca gerek eğitim sistemi gerekse medya Ermeniliği şeytanlıkla bir tuttu. 1915 gerçeği Türkiye halklarından saklanırken, yeni kuşaklara

    Ermeni düşmanlığı üzerinden ırkçılık empoze edildi.

    1915 Soykırımı ile yüzleşmek bir tarihi tartışma olmadığı gibi tarihçilere de bırakılamaz.

    Sol ve 1915

    Bu topraklarda 96 yıl önce bir soykırım yaşandı. Buna karşılık cumhuriyet sonrası Türk solunda Ermeni Soykırımı hemen hemen hiç anılmadığı gibi katliamı gerçekleştirenlerden de hesap sorulmadı.

    Solun kimi kesimleri bugün hala 1915 Ermeni katliamının hesabını sorma mücadelesini bir “kimlik sorunu” olarak adlandırıp küçümsüyor. Geçen yıl, 95 yıl sonra ilk kez katledilen 1,5 milyon Ermeni’yi anan, anma törenini düzenleyen tek parti DSİP’ti.

    Türk solunun kahraman tarihinden bahsedenlerin çoğu 1915 katliamına sessiz kaldı. Çünkü ilerici bir güç olarak gördükleri ve ittifak kurdukları Kemalist ordu-bürokrasi bu katliamın failiydi.

    Cumhuriyet devriminin, 1923’ün “kazanımlarından” bahsetmek 1915’i savunmaktır. Bu topraklarda yaşayan herkesin Türk olduğunu söylemek 1915’i savunmaktır. Soykırıma uğratılmış bir ulusun adını hakaret ve küfür olarak kullanmak 1915’in karanlığını daimi kılma isteğinin ifadesidir. Hıristiyanlara, gayri Müslimlere karşı yürütülen nefret kampanyalarını ilhamlarını 1915’ten alır.

    1915 katliamının hesabını sormak, Türk devletinin Ermeni halkından özür dilemesini istemek sosyalistlerin tarihsel görevidir.
    Bu görev sadece geçmişle yüzleşmek değil bugün ırkçılık ve her türden Türk milliyetçiliği ile hesaplaşmaktır.

    1915’i unutma!

    19 Ocak 2007’de arkasından vurulan Hrant Dink’in tabutunun ardından yürüyen yüzbinlerce insan ‘Hepimiz Ermeniyiz’ diyerek hem Ergenekon’un planlarını bozdu hem de resmi ideolojiye ölümcül bir darbe indirdi.

    24 Nisan yaklaşıyor. Soykırımda yaşamını yitirenler sadece İstanbul’da değil, Ankara, İzmir ve Diyarbakır’da da anılacak. Bir tabuyu, Kemalist rejimin ve devletin üzerinde yükseldiği tabuyu yıktık ve şimdi yüzleşmenin yolunu açıyoruz.

    Bu yoldan yürümek gerek.

    96 yıl sonra katledilen 1,5 milyon Ermeni’yi anıyoruz.

    SOSYALIST ISCI

Bir yorum bırakın