Okullarda Zorunlu Mescit Tartışması Büyüyor

0
695

MEB Resmi Gazete’de yayımlanan bir değişiklikle eski yönetmelikteki “Talep olması halinde ibadet ihtiyaçlarını karşılayacak uygun mekan ayrılabilir” ifadesi çıkarılarak yerine “Okulda, ibadet ihtiyacı için doğal aydınlatmalı uygun mekan ayrılır” hükmü koydu. Bir çok eğitim uzmanı bu ifadenin okullarda zorunlu ibadethaneler açılması için eklendiği görüşünde. 

Ayrıca, imam hatip liselerine, mesleki uygulamalarla ilgili sivil kurumlarla işbirliği şartı getirildi. Bu hükümde “Anadolu imam hatip liselerinde eğitim ve öğretim yılı süresince; imamlık, hatiplik, vaizlik, müezzinlik, Kuran kursu öğreticiliği ve benzeri mesleki uygulamaya yönelik eğitimler, ilgili kurumlarla işbirliği içerisinde yürütülür” denildi.

Bakan Avcı: Zorunlu değil

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, tepkilere karşı “Birçok okulda öğretmen ve isteyen öğrencilerin ibadet edebilmeleri için ayrılan yerler var ancak bunlar genellikle bodrum katlarında, ibadete uygun olmayan yerlerde bulunuyor. Onu netleştirmek için yönetmeliğimizde ‘gün ışığı alabilir yerlerde’ bunların açılması gerektiğini vurguladık. İhtiyaç olan okullarda bu tip hizmet verilecek” dedi. Avcı, “Okullarda ibadethaneyi zorunlu hale getirecek misiniz?” sorusunu ise “Açılabilir diyoruz; ihtiyaç olan yerlerde açılabilir. Ama ibadet zorunlu değil” diye yanıtladı.
Konuyla ilgili siyaset ve eğitim çevrelerinde ifade edilen görüşlerin bir bölümü şöyle:

mescit

Nerede namaz kılacak
Selçuk Özdağ (Milli Eğitim Komisyonu AK Partili üyesi, Manisa Milletvekili): Çocuk ortaokulda, lisede nerede namazını kılacak? Bugün hastanelerde dahi mescit açıyoruz. Eskiden askeriyenin moral ihtiyacını imam hatip öğrencileri karşılardı ama askeriyenin okullarında okurlardı. Azınlık okulları da şapellerini açsınlar, havralarını açsınlar. Benim okulumda da mescidim olsun. Muhalefet de bunu desteklemeli, ateist dahi buna saygı duymalı.

Namaza gitmeyene baskı
Nur Serter (CHP İstanbul Milletvekili):
Oraya ibadethaneyi koyduğun zaman namaza gitmeyen çocuğa baskı uygulanacak. Tıpkı Kuran dersini almayan çocuk üzerinde uygulanan baskı gibi. Türkiye’nin belli bölgeleri, çok sınırlı alanlar dışında bütün ülkede yaygın bir uygulama olacak. Okulların cami gibi telakki edildiği, eğitimin tamamen din eksenine kaydırıldığı ve eğitime dini ve siyasi vakıfların müdahale etmesinin meşrulaştırıldığı bir çözülme süreciyle karşı karşıyayız. Bu çözülme 2 eksenlidir, bir laik eğitimde çözülme; iki ulusalcı, Atatürkçü eğitimde çözülme vardır.

Kararı düzeltsinler
Kamuran Karaca (Eğitim-Sen Genel Başkanı): Bu uygulama ile bilimsel, laik ve demokratik eğitim sürecinden kopulmuş olacak. İbadethanenin görevi ayrı, okulun görevi ayrı. Okulun ibadethaneye dönüştürülmesi kabul edilemez. Karar, okullarda eğitim barışını bozacak, birçok tartışmaya neden olacak bir tartışma. Konuyu hukuki boyutlarıyla da ele alacağız. En önemli muhatabımız bakanlık ve hükümet. Öncelikle onların bu kararı düzeltmesini talep ediyoruz.

Bir yorum bırakın