Para ve İş İmkanı, İstek İle İlgi Alanına Karşı: Üniversite Tercihi Tavsiyeleri

0
1716

Üniversite adayları için bölüm seçimine yönelik bu yazımızda, evrimagaci.org‘dan ÇMB’nin tavsiyelerini paylaşmak istiyoruz. Aşağıda yer alan yazıda üniversitede bölüm seçiminde hangi kriterlere dikkat edilmesi gerektiğine dair tavsiyeler yer almakta. Meslek seçiminde hangi kriter daha önemli; para, iş imkanı, rahatlık, bireyin istek ve yetenekleri ? Yazıyı okuduktan sonra bu soruya verdiğiniz cevabı tekrar gözden geçirmenizi dileriz.

“Ben, Makina Mühendisliği son sınıf öğrencisiyim. Buna rağmen, sayfamızdaki yazıların %99’u bana ait. Bu nasıl olabilir? 2000 senesinden beridir bilim; ama özellikle de Evrimsel Biyoloji ile ilgilenmekteyim ve oldukça kapsamlı araştırmalar yapmaktayım. Bu sürenin, pek çok meslek sahibi insanın mezuniyetten sonra övünerek söyleyeceği ve bunu bir “yeterlilik” olarak göreceği bir süre olduğunu düşünüyorum: “15 senedir bu işin içindeyim…” gibi. Ben de, henüz kağıt üzerinde 2011 senesi itibariyle “mezun” konumunda olmasam da, bu işe dair köklü sayılabilecek bir geçmişim ve deneyimim bulunmakta. Bu isteğim ve merakım sayesinde konuyla ilgili geniş bir bilgiye sahip olduğumu düşünüyorum ve bunları yazıya döküp, akademik araştırmalarla destekleyecek kadar kendisini geliştirdim, hala da geliştiriyorum. Alanım Makina Mühendisliği olmasına rağmen Biyoloji dersleri de alıyorum ve okulu bitene kadar 6’dan fazla Biyoloji dersi almış olacağım (hemen hemen bir alanda yan dal eğitimi almak ile eşit miktarda). Üstelik bunlardan 1 tanesi, normalden farklı olarak Yüksek Lisans dersi (Evrimsel Biyoloji konusunda). Bunu yapılabilmemin tek yolu, isteğimi ortaya koymam, çabalamam ve bu isteğimi akademisyelere gösterebilmemdir. Bunu gören bir eğitmen, yolunuzu açmak için her şeyi yapacaktır. Araştırmalarım ve isteğim sayesinde kendimi akademik olarak da geliştirmekteyim ve şu anda Evrimsel Biyoloji konusundaki akademik araştırmalarda görev almaktayım. Peki ben ne yaptım da işler böyle garipleşti? Üniversite puanıma göre tercih yaptım. Yüksek gelen puanımdan ötürü, yıllarımı harcadığım alanı seçmektense, yüksek puanlı bir bölümü seçtim. Hem de, ilgi alanımdan tamamen zıt bir alanı! Neyse ki, isteğim sonraları tercihime baskın geldi ve yönelimimi değiştirdim, araştırmalarımı yaptım ve ortak bir alan (payda) bulabildim. Gelecekte, son derece önemli gelişmeler kaydediler Biyorobotik alanında çalışmanın yanısıra, şahsi çabalarım ve mümkün olursa bu alanda yapacağım Yüksek Lisans veya Doktora sayesinde Evrimsel Biyoloji üzerinde de uzmanlaşmayı hedefliyorum.

Buradan çıkarılması gereken ders şu: Aklınıza gelmeyecek yöntemlerle hedeflerinize ulaşabilirsiniz. Bunu en kısa yoldan yapmak, elbette ki istenen ve beklenen durumdur. Çünkü bu sayede, diğer insanlar kendilerini isteklerine yönelmeye harcarken, siz alanda uzmanlaşmaya zaman harcayabilirsiniz. Yani ben, kafama koydum: Ben hem mühendis, hem de bir biyolog, yani bir bilim insanı olacağım! Siz de bu şekilde kafanıza bir hedef koyun ve peşinden gidin. Mutlaka başarılı olacaksınızdır.

Seçim Senin

Dolayısıyla bir insanın “para derdi”nden önce “ne istediği” önemlidir. Çünkü sonradan, insan ne yapıp edip isteklerine geri dönmekte, asıl uzman olduğu alanlarda çalışmayı denemektedir. Ne yazık ki sistem dahilinde çoğu zaman yüksek puanlı yerler seçilmekte ve sonrasında pişmanlıklar veya bu örnekte olduğu gibi “istenilen alan” ile “seçilen alan”ın birleştirilme çabaları gözlemlenmektedir. Siz siz olun, tercihinizi YALNIZCA (bu kadar açık ve net söylüyoruz) ne istediğinizi göz önüne alarak yapın. Çünkü sevdiği bir alanda çalışan bir insan, ne olursa olsun para kazanabilecek, ne olursa olsun o konunun uzmanı olmak için her yola başvuracaktır; yukarıdaki örneğimizde olduğu gibi. Şimdi, konumuza geri dönelim:

Meslek seçiminde yapmanız gereken şunlardır: Ne istediğinizi, şapkanızı çıkartıp önünüze koyun ve düşünün. Birden fazla alansa, bunları bir kağıda dökün. Daha sonra, istediğiniz alanlar hakkında çok kapsamlı bir araştırma başlatın. İnterneti ve tanıdıklarınızı kullanın. Üniversitelere gidip akademisyenlerle ve öğrencilerle konuşun. Kimse yadsımaz sizi, merak etmeyin. Bir meslekle ilgili en doğru bilgileri, o meslekte görev alan insanların bileceğini unutmayın. Doğrudan onlara sorun. Bizler gibi belli alanlarda uzmanlaşmış kişiler varsa, onlarla görüşün. Sadece artıları değil, eksileri de öğrenin. Bunları not alın. Kısaca, bilimsel bir araştırma yolunu takip edin. En sonunda da, gönlünüzden geçen mesleği tercih edin. Sakın insanların dayanaksız iddialarına göre meslek seçimi yapmayın! Eğer sizin için de, ailelerde genelde olduğu gibi para önemliyse (ki unutmayın, para gerçekten de önemlidir), o zaman onların dediklerini de dinleyin. Ama unutmayın: Para, mesleğe verilmez. Para, emeğe ve emeğin peşinden koşan verilir. Dolayısıyla hangi meslekte çalışıyor olursanız olun, hayallerinizin peşinden koştuğunuz sürece parayı bulacaksınızdır. Er ya da geç. Ancak göreceli olarak zor para kazanılan mesleklerde, ailevi ekonomik durumunuzu ve zor zamanları da göze alabileceğinizden emin olun. Kör bir şekilde hareket etmeyin.

Meslek seçiminde düşülecek en kritik hata şudur: “Bu bölümün puanı daha yüksek, demek ki bu bölüm daha iyidir!” Bu, düpedüz bir saçmalıktır. Sınav sisteminde puanın yüksek olması, mesleğin iyi/kötü olması hakkında bir fikir vermez. Puan, insanların tercih miktarını gösterir. Daha çok tercih edilen bir meslek, daha revaçta demektir. 1960’larda, İnşaat Mühendisliği açık ara farkla en yüksek puanla alan meslekti. Günümüzde ise Elektrik ve Elektronik Mühendisliği bu şekilde. Düz ve yanlış mantıkla, İnşaat Mühendisliği’nin 1960’lardan beri “kötüleştiğini”, Elektrik ve Elektronik Mühendisliği’nin ise “iyileştiğini” mi düşünmeliyiz? Asla! Sadece insanların tercihleri ve genel anlamıyla trendler (moda), Elektrik ve Elektronik Mühendisliği’na kaymıştır. İşe yine düz mantıkla bakacak olursak, Petrol Mühendisliği ve Maden Mühendisliği en “kötü” meslekler olmalıdır. Hangi insanın mantığı bunu kabul edebilir? Petrol, insan yaşamının ve politikasının ana belirleyicisidir. Maden ve dolayısıyla malzeme olmadan, hiçbir mühendislik iş yapamaz. Her meslek önemlidir. Ki bu sebeple vardırlar. Kimse kafadan meslek uydurmaz. Meslekler, ihtiyaçtan doğar.

Benzer şekilde, Antropoloji, Arkeoloji gibi bölümler “kötü” müdür? Bunu iddia edene gülmek gerekir. Evet, belki para kazanmak, popüler mesleklere göre biraz daha zor olabilir; ancak işini iyi yapan bir Arkeolog, Dünyaca ünlü biri haline gelebilir (ki bu düşünüldüğü kadar zor değildir; sadece çaba gerektirir) ve bir doktordan, bir mühendisten çok daha fazla para kazanabilir. Bunlar, ekstrem örnekler değildir; sadece insanın içinde biter ve bilim üretme isteğine bağlıdır.

Sakın ama sakın, mesleğinizi sınav puanına göre seçmeyiniz! Yazarlarımızdan ÇMB buna uymadığı için, şimdi, mesleki eğitiminin son senesinde, isteklerinin peşinden gitmeye karar verebilmiştir (gerçi hayatımdan memnunum çünkü nasıl adımlar atmam gerektiğini öğrendim, uyguluyorum. Ama ben gerek ailem, gerek geçmişim, gerek kendi çabalarım, gerek karakteristik özelliklerim açısından şanslıydım. Herkes bu kadar şanslı olmayabilir veya şans yüzünüze gülmeyebilir). Bu şekilde zorlayıcı yollara sapmaktansa, en baştan kararınızı doğru veriniz.

Yapmamız gereken tek şey, bize verilen zamanla ne yapacağımıza karar vermemiz.

Unutmayın: Milyarder olabilme potansiyeline sahip olduğunuz ama sevmediğiniz bir alandansa, ekonomik açıdan “sıradan” olarak addedilen ama sevdiğiniz/istediğiniz bir alanı yeğleyin. Çünkü bu istek, o mesleğin, muhtemelen o konuda hiçbir bilgisi olmayan insanlarca yaftalandığı “sıradan”lığını silip atacak, akıl almaz başarılara imza atmanızı sağlayacaktır. Burada bir diğer konunun önemi ortaya çıkmaktadır: Bir meslekle ilgili (çalışma alanları, kazanabileceği para, vb.) yorumlar yapan insanlar, o konuda sadece televizyondan duyduklarıyla mı yorum yapmaktadırlar; yoksa konu hakkında geniş bir bilgiye sahipler midir? Ne yazık ki anne-babalar, sadece popüler olarak duyulanlardan etkilenerek “Moleküler Biyoloji çok kötü, tıp ne güzel meslek.” gibi yorumlar yapmaktadırlar. Bu, bilimsel olmamakla birlikte, son derece yanlış yönlendiricidir. Bu sebeple Evrim Ağacı olarak, aramızdaki ebeveynleri de kibarca uyarmak ve bir ricada bulunmak istiyoruz: Evlatlarınızın meslek seçimlerinde, onların isteklerine önem verin. Unutmayın ki siz öldükten sonra da o meslekle uğraşacak olan evlatlarınız olacak, ömürlerini o mesleğe adayacak olan evlatlarınız olacak. Dolayısıyla bunun seçimini yapmak, sadece ve sadece onlara düşer. Sizlere şunu tavsiye ediyoruz: onları araştırmaya ve sorgulamaya yönlendirin: Güzel Sanatlar mı istiyor? Nedenini ona sorun, kendi kendisini tatmin edecek cevaplar verip veremediği ölçün ve anlamasını sağlayın. Ve eğer gerçekten kendisini ikna edebildiyse, bırakınız yapsın. Emin olun, sizin dayattığınız ya da gönlünüzde geçen meslekte ulaşacağı başarıdan çok daha iyilerine ve daha önemlisi, çok daha tatmin edicilerine ulaşabilecektir. Hayatınızın her alanında mantığınızla, tarafsızlığınızla, bilim ile hareket edin. Duygularınızı, kararlarınıza karıştırmaya başladığınız anda, hatalar da beraberinde gelmeye başlayacaktır.

Bunlar toz pembe hayaller değil, hayatın gerçekleri ve dönemeçleridir. Bir insanın hayatını kendisinin şekillendirmesinden daha önemli bir özgürlük olamaz.

Unutmayın! Bu hayat sizin ilk, tek ve son hayatınız. Seçimlerinizi ona göre yapınız.

Umarız açıklayıcı olabilmiştir.

Saygılarımızla.

ÇMB (Evrim Ağacı)”

Orijinal Metin & Kaynak: http://evrimagaci.org/makale/130

Üniversite tercihleri ile ilgili rehberlik yazımız için: http://www.gribilge.com/universite-tercihi-yapacaklara-tavsiyeler-2012/

Bir yorum bırakın