Erken Çocukluk Yaşantılarının Seri Katiller Üzerindeki Etkisi

0
1459

Seri katil, anormal kişisel ve ruhsal bozukluklar sonucu, 30 günden daha uzun bir zaman diliminde ve arada bekleme dönemleri de olacak şekilde 3 veya daha fazla insanı öldüren kişidir. Genellikle öldürme sebepleri seksüel bir içeriğe dayalıdır ve gruplaşmıştır. Kurbanlar sıklıkla aynı kurguda öldürülmekte ve benzer özellikleri taşıyabilmektedirler (Yaş grubu, cinsel tercih, cinsiyet ve kurbanın işi vb). Tarihçi kriminolojistlere göre tarih boyunca bir çok seri katil var olmuş ancak kaydedilememiştir. Vampir, kurtadam ve bu tür hikayelerin, dönemin seri katillerinden esinlenildiği olmuştur. Ben ise bu konuda hayat hikayesini bildiğim seri katillerin aileleri ve toplum yaşamıyla karşılıklı ilişkilerine yoğunlaşacağım.

Günümüzde gelişim psikolojisi alanında çalışan bilim adamları ve psikologlara göre; insan kişiliği oluşumunun önemli bir kısmı çocukluk yaşamlarına (özelliikle 0-6 yaş) dayanır. Konumuz için işaret ettiğim bu nokta hayati öneme sahiptir. Nitekim seri katillerin kurbanlarının ortak özellikleri olduğu gibi seri katillerin de erken yaşamlarında benzerlikler sıklıkla karşımıza çıkar. 1984 yılında Uluslararası Adli Tip Bilimleri Kurulu’na FBI eski ajani Robert K. Ressler’in imzasıyla sunulan arastırmaya göre seri katillerin ortak özellikleri arasında konumuzla ilgili şu yönler bulunmakta;  dengesiz ailelerden gelirler, tipik olarak baba çocuğu erken yaşında terk etmiş ve çocuk otoriter anne tarafından büyütülmüştür. Çocuğun anne ve babasını erken yaşta kaybetmesi de bir neden olarak sayılabilir. Ailelerinin geçmişinde akli ve psikolojik bozukluklar ve çeşitli bağımlılıklara rastlanır. Anne ve babadan nefret edilir. Genel olarak, çocukken fiziksel, psikolojik ve cinsel tacize maruz kalırlar. Tacizci çoğu zaman ailenin bir üyesidir.  Küçük yaslardan itibaren röntgencilik, fetişizm ve sadomazoşist pornografiye yoğun ilgi duyarlar. Çocukluğunu çeşitli devlet kurumlarında geçirenlerde psikolojik sorunlar belirmiştir.

Amerikan Sapığı filminden bir görüntü. Christian Bale.

Bu rapordaki genellemeyi, tümdengelim ile açmaya çabalarsam şu örnekleri vermem pek de yanlış olmaz; ABD’li seri katil Charles Manson 16 yaşında hayat kadınlığı yapan bir annenin gayri meşru çocuğu idi, babası belirsizdi. Manson’un terk edilmeler, dayak ve istismarla dolu karabasan gibi bir çocukluğu olmuştu. Annesinin hapse girişiyle sokaklarda yaşamaya başlamış ve hırsızlığa alışmıştır. Görüldüğü üzere sorun doğrudan ailesel yapının eksikliğinden kaynaklanmıştır. Sonraki yaşamında Manson, kendi takipçileri ile “aile”sini kurmuştur.  Yine ABD’li başka bir katil Albert Fish beş yaşındayken babasını kaybetmiş ve yetimhaneye yerleştirilmiştir. Burda geçirdiği 2 sıkıntılı yıl ve ardından annesinin yanında iken cinsel istismara uğraması sonucu psikolojisi bozulmuştur. Bu durum çeşitli sapkınlıklarını tetiklemiştir. Başka bir örnek ABD’li kadın seri katil Aileen Carol Wuornos’un erken çocukluğundan verilebilir; anne babası o doğmadan önce boşanır. Babası çocuk tacizindan hapse girip, kendini asar. Aileen henüz altı aylıkken annesi tarafından terkedilir. Büyükanne ve büyükbabası bakımını üstlenir. Heyhat Aileen 13 yaşındayken tecavüze uğrar, gayri-meşru bir çocuk dünyaya getirdiği için evinden kovulur, para için hayat kadınlığına başlar, hurdalıklarda yatar ve uyuşturucuya bağlanır. Aileen bazılarına göre yalnızca şiddet gördüğü için vahşileşen bir kurbandır. Boston canisi Albert Desalvo’nun ise sorunlu bir babası vardı. Bolca alkol alıp, Desalvo’nun annesini dövüp, çocuğuna hayat kadınlarıyla yaptığı cinsel ilişkiyi zorla izletirdi. Bu durum daha küçük yaşlarda Desalvo’yu canileştirmiştir. O yıllarda kedi ve köpeklere eziyet etmeye başlamıştır. ABD’li Edmund Kemper ise küçük yaşta babasının katı otoritesine ve aşağılamalarına maruz kalmıştır. Öte yandan bu seri katillerin ortaya çıkışının tek nedeni ailedeki bozukluklar da değildir, nitekim Andrew Philip Cunanan’ın iyi bir aileye sahip oluşu, iyi bir eğitim alışı seri katil olmasını engellememiştir. Onunu hikayesi daha çok seksüel seçimi kaynaklı olmuştur.

Görüldüğü gibi seri katillerin erken dönemlerindeki aile yaşantıları ve daha sonraki dönemdeki toplum yaşantıları, seksüel seçimleri büyük ölçüde yönelimlerini belirlemiştir. Büyük bir kısmının ailesel sorunları vardır; bu sorun kimi zaman cinselliğe kimi zaman ekonomik yoksunluğa dayanır. Toplumun içinde göze batmadan yaşayabilseler de –bazıları için- duygusal bir patlama anında, akli dengesizlikleri ile birlikte öldürme arzuları açığa çıkar. Amaçları farklı olsa da -cinsel istek, nekrofili, parafili, yamyamlık, dinsel açıdan tatmin, heyecan, üstünlük- sonuç kurbanlar için aynıdır.

 

Bir yorum bırakın