Sevgililere 14 Şubat İçin 6 Film Tavsiyesi

0
2105

Sevgililer gününde evde izleyebileceğiniz 5 romantik film tavsiyemiz aşağıda yer almakta.

The Notebook (2004)

40’lı yıllarda ABD, Kuzey Carolina’daki sahil kasabasına genç bir kız gelir. Ailesiyle geçireceği sakin bir yazı hayal eden Allie bir karnavalda tanıştığı Noah’la yakınlaşır. Noah kızı gördüğü anda hayatını birleştirmesi gereken insan olduğunu anlar. Genç kız zengin bir ailen geldiği ve delikanlı da değirmende çalışan bir işçi olduğu halde geleceği hiç düşünmeden rüya gibi bir yaz geçirirler. Yazın sonunda ise bu büyük aşkın önüne çıkan engeller bir bir kendini göstermeye başlayacak ve iki aşığın yolları ayrılacaktır.

14 subat film

Corpse Bride (2005)

19 Yüzyılda, küçük ve kasvetli bir kasabada geçen, stop-motion animasyon tekniği ile çekilen film, Yaşayanlar Diyarı’nda güzel gelin Victoria ile (Emily Watson’un sesinden) evlenmek üzereyken gizemli bir Ölü Gelin (Helena Bonham Carter’in sesinden) tarafından apar topar yer altına çekilen Victor (Johnny Deep’in sesinden) adında genç bir adımın hikayesini anlatıyor.
Ölüler Diyarı, genç adamın bildiği mazbut yaşamın tam zıttır ve Ölüler Yaşayanlar Diyarı’ndaki sıkıcı insanların hepsinden çok daha canlıdır. Ölüler Diyarı’ndaki bu renkli hayata karşın bu dünyadaki -ya da diğer dünyada ki- hiç bir kuvvet onu gerçek aşkı Victoria’ya kavuşmasına engel olamayacakrtır. İyimserlik, romantizm ve ahiret hakkında Burton tarzı bir hikaye…

The Princess Bride (1987)

Büyükbaba yatağın ucunda torununa babadan oğula geçen bir masalı anlatmaktadır. O anlatmaya devam ettikçe masal canlanmaya başlar…
Prens Humperdinck, güzel prenses Buttercup ile evlenmek istemektedir. Ancak prensesin bu kötü kalpli prenste gönlü yoktur. Bunun üzerine Buttercup kaçırılır. Onu kurtacak kişi çocukluğunda prensese aşık, şimdi ise aranan bir korsan olan Westley’dir.

Westley prensesin izinden giderken, kötü kalpli şövalyeler, devler ve süper güçlere sahip yaratıklarla savaşmak zorunda kalacaktır.

(500) Days of Summer (2009)

Genç adam, genç kızla tanışır.. Erkek aşık olur.. Kız olmaz…

Gerçek aşkın varlığına inanmayan bir kadınla (Deschanel), ona aşık olan genç adamın (Gordon-Levitt) sıradışı, romantik ve komik hikayesi…

Casablanca (1942)

Çek direniş örgütünün lideri Victor Lazlow, Alman konsantrasyon kampından kaçarak Casablanca’ya gelir. Amacı Lizbon’a, oradan da ABD’ye iltica etmektir. Fakat bütün umutları, şans eseri Casablanca’nın en meşhur gece kulübünün sahibi olan Rick’e bağlanmıştır. Rick, kaçış için gerekli olan pasaportlara sahip tek kişidir. Öte yandan Rick’in, Victor’un yakalanması ya da ölmesi için önemli bir nedeni vardır. Victor’un karısı Ilsa, Rick’in bir zamanlar kendisini terk ettiğine inandığı ve kalbinin derinliklerine gömdüğü büyük aşkıdır.

“Everybody Comes to Rick’s” adlı oyundan uyarlanan film, Nazi işgalinden kaçıp Casablanca’da toplanan mültecilerin dramını anlatıyor. Japonlar’ın Pearl Harbour’a saldırmasından bir gün sonra Warner Bros, oyunun film haklarını 20 bin dolara satın almıştı. Çünkü öykü, Amerika’nın da savaşa girmesiyle güncellik kazanmıştı. İlk gösterimi Casablanca’da yapılan filmin ‘As Time Goes By’ adlı şarkısı ve “Play it, Sam” repliği yıllar boyunca unutulmadı.

Eternal Sunshine of the Spotless Mind (2004)

Joel Barish, iki yıl boyunca beraber olduğu sevgilisinden oldukça şaşırtıcı bir haber alıyor. Kadın, bir teknolojik deneye katılarak, ilişkilerini tamamen hafızasından silmiştir. Yani Barish’in kim olduğunu bile hatırlamamaktadır. Bu gelişme üzerine küplere binen adam, aynı prosedürü kendi üzerinde de gerçekleştirmek ister…

Film, adamın hafızaları silinirken, yaşanılan ilişkiyi gözler önüne serer. Adam da bir kez daha oldukça iyi başlayan ve sonradan tadı kaçan ilişkiyi izler. Fakat zaman geçtikçe ve sıra yaşanılan güzel şeylere gelince, üzerindeki müdaheleyi durdurmak ister. Pişman olmuştur!

Bir yorum bırakın