Tarih Öncesi: İnsanlığın yolculuğu

0
1400

İnsanlar geçmişini eski zamanlarda çoğunlukla dini kitaplardan öğrenmekteydi ancak hızla ilerleyen bilim karşısında kutsal metinler dünyaya ve insanlara ait bilgi konu alanında zayıflamaya başladılar, metinlerde yer alan açıklamalar bir bir çürütülmeye başlandı. Bugün tarih öncesi hakkında bilgilerimizi şu bilimlere borçluyuz:  jeoloji,paleontoloji, etnoloji ve antropoloji.

Özellikle 18. yüzyıldan itibaren, insan doğrudan tanrıyla bağlantılı imajını kaybetmiş üst hayvan, memeli sıfatına yaklaşmaya başlamıştır. Darwin’in Evrim düşünceleriyle insanlık kısmen de olsa bir evrim çizgisi fikri oluşturmaya başlamıştır. Atalarımızı arayışımız bu tezle daha hızlanmıştır.

 

Tarihin gerisindeki insanı arayışta yontulmuş çakmaktaşı ve cilalı baltalar gibi insan yapımı olan aletler dikkat çekmeye başladığında çoğu dinibütün kişi, bunu Büyük Tufan’daki yıldırımlara bağlamış ve şekilli taşlara “yıldırım taşı” ismini takmıştı. Heyhat Amerika’nın keşfiyle insanlık o önceden bulunan şekilli taşların benzerlerini Yeni Kıta’daki medeniyetlerde görmeye başladı. İşte bu durum tarihöncesine merakı kuvvetlendirmiştir.

1856 yılında Almanya Neander Vadisi’nde bulunan Neandertal Kafatası.

1864 yılında Neandertal Kafatasının farklı bir insan türüne ait olduğu saptandı: Neandertal İnsan

1891 yılında Eugène Dubois, Endonezya Cava Adasında insan tarihinin çok eskilere dayandığını kanıtlayan maymun adamı keşfetti. (pithecanthropus erectus)

1974 yılında Doğu Afrika’da en az 3 milyon yıllık bir öninsanın iskeleti bulundu. Lucy.

Tarihöncesi araştırmaları bu gibi buluşların ardından artık o dönemlerin etnolojisine -yaşam koşullarını, topluluk bilinci vs.- yönelmeye başlamıştır.

 

Lucy
Dubois

Bir yorum bırakın