Üniversitelerde doktora sonrası post-doc uygulaması başlıyor

0
1404

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Türkiye’nin hedefleri arasında yer alan üniversitelerin geliştirilmesi konularında açıklama yaptı. Açıklamalarda Doktora sonrası araştırmacı düzenlemesi “post doc” da yer alıyor.

Post doc nedir ?

Doktora sonrası 2 kere 2 yıllık sürelerle yapılan araştırma projesi işidir. Bir ekibe katılırsınız ve branşınıza göre çeşitli kurum veya üniversitelerde çalışabilirsiniz.

“Doktora sonrası araştırmacı düzenlemesi üniversitelerimizde uygulanacak”

Özlü, 2023 hedefleri kapsamında yüksek teknolojili ürünlerin geliştirilmesi sürecinde, bilginin ürüne dönüşmesinin öncelikli hedeflerinden birisi olduğuna değinerek, “Türkiye’nin 2023 hedefleri kapsamında, artık üniversitelerimiz, sermaye şirketi statüsünde teknoloji transfer şirketi kurabilirler. Yapılan bir başka düzenleme, post-doc, yani doktora sonrası araştırmacı düzenlemesidir. Bu yeni düzenlemeyle, artık doktora sonrası araştırmacı düzenlemesi, bizim üniversitelerimizde de uygulanacaktır. Böylece, yüksek öğretim kurumlarımızın araştırma kapasitesi artacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Bob O’Hagan – Post Doc

ÜNİVERSİTELERDE AR-GE SEFERBERLİĞİ

“Buradan tüm üniversitelerimize seslenmek istiyorum. Ar-Ge denizinden kaçmayın. Bilgi okyanusunda yüzmek istiyorsanız, Ar-Ge denizinde ıslanmanız, Ar-Ge denizini geçmeniz gerekiyor. Üniversitelerde Ar-Ge seferberliğinde en büyük görev üniversitelere düşmekte. ​Kağıt üzerinde Ar-Ge merkezleri istemiyoruz. ​İşleyen, üreten, somut araştırmalara ve sonuçlara imza atan Ar-Ge merkezleri istiyoruz. Çünkü kağıt üzerinde kalan bilim, bilim değildir. Bilim, ete kemiğe bürünmelidir.”

“Yeter ki siz isteyin. Buradan açık ve net bir şekilde ifade ediyorum; Kapımızı çalın, bizi zorlayın, eksik bıraktığımız bir alan varsa yakamıza yapışın. Yeter ki bilim üretin. Ürettiğiniz bilimi bu kampüslerin, sınıfların içinde bırakmayın, sahaya taşıyın. Bakanlık olarak size her türlü desteği vereceğimizi açık ve net bir şekilde söylüyorum. Bu sözümü, bir sözleşme olarak kabul edin. Bizler, Ar-Ge’ye ayırdığımız kaynakları, mali bir yük olarak görmüyoruz. Bizim anlayışımızda, Ar-Ge’ye yatırım külfet değildir, nimettir. Çünkü bilginin ürüne dönüşmesinin en temel aracı Ar-Ge ve inovasyondur. Bunu sağlamadan, ürettiğimiz bilimden katma değer sağlamamız imkansızdır”

Bir yorum bırakın