YÖK Verileri: Öğrencilerin Yarısı AÖF’lü

0
1175

YÖK Başkanı  Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya tarafından hazırlanan rapor Türkiye’de yükseköğretim sisteminin son 30 yılını konu alıyor. Bu rapordaki veriler oldukça ilgi çekici. 

5.5 Milyon Öğrencinin %46,7’si Açıköğretimde Okuyor

YÖK’ün Nisan 2014 verilerine göre; halen yükseköğretim kurumlarında eğitim görmekte olan yaklaşık 5,5 milyon öğrencinin 1 milyon 750 bini ön lisans, 3 milyon 370 bini lisans, 329 bini ise lisansüstü programlarda öğrenim görüyor.

Toplam öğrencilerin yüzde 32’sinin ön lisans, yüzde 62’si lisans, yüzde 6’sının ise lisansüstü programlarda okuyor.

“Bu öğrencilerin, yaklaşık 2 milyon 206 bini birinci öğretim, 654 bini ikinci öğretim, 2 milyon 545 bini açık öğretim ve 44 bini ise uzaktan öğretim programlarında kayıtlıdır. Bir başka ifadeyle, toplam öğrenci sayısının yüzde 40,5’i birinci öğretimde, yüzde 12’si ikinci öğretimde, yüzde 46,7’si açık öğretimde ve yüzde 0,8’i ise uzaktan öğretimde okumaktadır. Son otuz yıllık sürede, herhangi bir yükseköğretim programından mezun olanların sayıları da hızla artmıştır. Herhangi bir yükseköğretim programından mezun olanların sayısı 1983 yılında yaklaşık 37 bin kişiyken, 2012 yılına gelindiğinde bu sayı 620 bin seviyesine ulaşmıştır. İlk yirmi yılda mezun sayılarının her on yılda iki kat, son on yıllık dönemde ise iki buçuk kat arttığı görülmektedir. 30 yıllık süre zarfında yaklaşık 7 milyon 220 bin yükseköğretim diploması verilmiştir” denildi.

aöf kayıt

İkinci Öğretim Akademisyenlere Zarar Veriyor:

İkinci öğretim programlarında okuyan öğrenci sayısı 654 bin olarak açıklandığı raporda, yüz yüze eğitim alan beş öğrenciden birinin, ikinci öğretim programlarında okuduğu vurgulandı. İkinci öğretim programlarında okuyan öğrencilerin yaklaşık yarısının, çoğunluğu 1992 yılında kurulan 21 üniversitede eğitim aldığının dile getirildiği raporda, ikinci öğretimin akademik kadroyu olumsuz etkilediği dile getirildi. Raporda şu ifadelere yer verildi: “İkinci öğretim programları erişimi artırma bakımından önemli bir rol üstlenirken, mevcut uygulamasıyla öğretim elemanlarının ders yüklerini artırdığı, akademisyenlerin araştırma ve yayın performanslarını olumsuz etkilediği, kalite süreçlerine zarar verdiği eleştirilerine maruz kalmaktadır.”

Bir yorum bırakın