YÖK’ün Vakıf Üniversiteleri Üzerindeki Yetkisi Artıyor

0
817

YÖK’ün vakıf üniversiteleri üzerindeki denetim yetkisi ve yaptırımlarını arttıran yönetmelik taslağı tartışmaya açıldı.

Önceki gün taslağı internet sitesine koyan YÖK, 3 Kasım’da mesai bitimine kadar görüşlerin iletilmesini istedi. Taslakta, “Vakıf üniversitelerinin ülkenin bölünmez bütünlüğüne yönelik eylemlerin odağı olması” haline gelmesi kapatma gerekçesi olarak öngörülürken, vakıf üniversitelerine mali kolaylık sağlanmasıyla ilgili düzenleme de tamamen kaldırılıyor.

 

YÖK’e Denetim ve Uyarı Yetkisi

YÖK artık vakıf yükseköğretim kurumlarının hesap, işlem ve faaliyetleri ile mallarını, hesap veya faaliyet dönemine bağlı olmaksızın, yıl içinde veya yıllar itibariyle denetleyebileceği gibi akademik birim, program, proje ve konu bazında da denetleyebilecek. Bu kurumlar, YÖK Başkanlığı’nın gerekli görmesi halinde Yükseköğretim Denetleme Kurulu’na verilecek görev kapsamında belirli bir döneme bağlı olmaksızın yıl içinde de denetlenebilecek. Vakıf veya vakıfların yönetim organındaki her türlü değişiklik ve buna bağlı olarak değişen mali tablolar, değişikliğin gerçekleşmesinden itibaren en geç 1 ay içinde YÖK’e bildirilecek. YÖK “uyarma ve düzeltme isteme” hakkına sahip olacak. İstenen bilgi ve belgelerin haklı bir sebep olmaksızın belirlenen süre içinde verilmemesi, mütevelli heyetinin mevzuata uygun olarak oluşturulmaması veya değişikliklerin zamanında bildirilmemesi, öğretim elemanı atama ve yükseltme işlemlerinin mevzuata uygun olarak yapılmaması, vergi, sosyal güvenlik ve işsizlik primi gibi zorunlu ödemelerin yapılmaması veya aksatılması” gibi durumlarda “uyarma ve düzeltme isteme” söz konusu olacak.

yok

 

Odak Haline Gelen Üniversite Kapatılabilecek:

Yönetmelik taslağına göre “vakıf üniversitesi ülkenin bölünmez bütünlüğüne karşı eylemlerin odağı haline gelirse” faaliyet izni kaldırılacak. Halen geçerli mevzuatta bu bölüm “Eğitim-öğretimde devletin varlığı ve bağımsızlığı ve milletin ve ülkenin bütünlüğü ve bölünmezliği aleyhine faaliyette bulunulması, Atatürk ilkeleri ve inkılapları ile özellikle laiklikle bağdaşmayan bir tutumun tespit edilmesi ve/veya ırk, dil, din ayrımcılığı yapılması” şeklinde sıralanıyor. Yine taslağa göre üniversite vakfının taahhüt ettiği mal varlığının büyük ölçüde kaybedildiğinin belirlenmesi, mütevelli heyetinin seçilmesi, yenilenmesi ve üyeliklerinin sona erdirilmesinde hileli ve usulsüz işlemlerin yapılması hallerinde de faaliyet izni kaldırılcak ve yükseköğretim kurumu kapatılacak. Kapatılan vakıf üniversitesinin öğrencileri, üniversiteyi devralan devlet üniversitede öğrenimlerine devam edecek. Ancak devlet üniversitesine de, vakıf üniversitesine ödedikleri ücreti ödemeye devam edecekler.

Ekonomik kolaylıklar kaldırılıyor mu ?

Taslakta vakıf üniversitelerinin “yükseköğretim kurumlarına verilecek mali kolaylık, muafiyet ve istisnaları” düzenleyen 56. maddeden yararlanmasını sağlayan yönetmelik maddesi tamamen yürürlükten kaldırılıyor. Aynı maddede yer alan “Bu kurumlar emlak vergisinden muaftırlar” cümlesi de yürürlükten kaldırılıyor. Söz konusu değişiklik, “Vakıf üniversitelerine sağlanan mali kolaylıklar kaldırılıyor” yorumlarına neden oldu.

HUKUKA UYGUN, AÇIK VE NET OLMALI

Eski YÖK Başkanı Prof. Dr. Kemal Gürüz: Bir düzenleme yapılırken insanların kafasından ne geçtiğini bilmek mümkün değil. Niyet okumak da istemiyorum. YÖK’ün 2007 yılından bu yana yaptıklarının hiç birinin evrensel standartlarla bağdaşır yanı yok. Evet, bir üniversite ülkenin bölünmez bütünlüğüne karşı eylemlerin odağı haline gelmişse kapatılabilir. Ancak bu yapılırken delillerin hukuka uygun, açık ve net olması gerekir. Bunun da ötesinde medeni dünya ve uluslararası üniversiteler ile bilim camiası kapatmaya sebep olan nedenleri kabul etmeli, ‘evet, bu adamlar haklı’ demeli. Üniversite hakkında bir kapatma işlemi uygulanacaksa deliller, hukuka uygun ve herkes tarafından kabul edilebilir geçerlilikte olmalı.

Kaynak: Hürriyet

Bir yorum bırakın